Mutluluk, Psikolojik Sağlamlık ve Bağımlılık

PSİKOLOJİK DANIŞMANLAR NE KADAR İYİ? MUTLULUK, PSİKOLOJİK SAĞLAMLIK VE BAĞIMLILIK ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA

Bu çalışma, 12. Ulusal Alkol ve Madde Bağımlılığı Kongresi’nde (29 Kasım – 2 Aralık 2018, Belek/Antalya) sözel bildiri olarak sunulmuş; “Psikolojik Danışmanların Mutluluk, Psikolojik Sağlamlık ve Bağımlılık Durumlarına Yönelik İlişkiler” başlığıyla 2018 yılında Sağlık Bilimlerinde Eğitim Dergisi’nin 1. cilt, 1. sayısında yayımlanmıştır.

            Başkalarına “iyi olma” yolunu gösteren insanlar kendileri ne kadar iyi? Okullarda öğrencilerin sırlarına ortak olan, bağımlılık eğitimi veren, kriz anlarında ilk kapıyı açan kişiler — yani psikolojik danışmanlar — söz konusu olduğunda bu soru hem merak uyandırıcı hem de son derece önemli.

            Doktora eğitimimin ilk yıllarında, tam da bu soruyu sormak istedim. Çünkü danışanlar için umut, yeniden toparlanma ve mutluluk konularında en önemli rol modellerden birinin okuldaki psikolojik danışman olduğuna inanıyorum. Peki bu danışmanların kendi iç dünyalarında neler oluyor?

Araştırmanın Özü: Kimi, Nasıl İnceledik?

            Türkiye’nin farklı illerinde görev yapan 263 psikolojik danışman bu araştırmaya gönüllü olarak katıldı. Katılımcıların %73’ü kadın, %27’si erkekti. Neredeyse yarısı (%48,3) 23-30 yaş aralığındaydı ve %55,5’i bekardı.

            Üç farklı ölçme aracı kullandım: Katılımcıların sigara, alkol, madde ve internet kullanım alışkanlıklarını sorgulayan bir kişisel bilgi formu; Kısa Psikolojik Sağlamlık Ölçeği ve Oxford Mutluluk Ölçeği Kısa Formu.

            Psikolojik sağlamlığı şöyle tanımlıyorum: Olumsuz bir yaşantıdan sonra kendini toparlamanın ve normale dönmenin gücü. Mutluluğu ise bir kişinin yaşamından aldığı doyumun ve olumlu duygularının toplamı olarak ele aldım.

Ne Bulduk?

Cinsiyet, farklılık yaratmıyor. Kadın ve erkek psikolojik danışmanlar arasında sigara, alkol, madde kullanımı ve internette geçirilen süre açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark çıkmadı. Bu bulgu, beklentilerle kısmen çelişiyor; ancak özellikle meslek grubuna özgü koşulların cinsiyetten daha belirleyici olduğunu düşündürüyor.

Yaş, fark yaratıyor. 31 yaş ve üzerindeki danışmanların sigara ve alkol kullanımı daha yüksekti. Genç danışmanlar (%22-30 yaş) ise internette çok daha uzun süre geçiriyordu. Genç yetişkinlik dönemindeki yalnızlık ve dijital dünyaya yönelme arasındaki ilişki burada da kendini gösteriyor.

Bekarlık, interneti artırıyor. Bekar psikolojik danışmanların internette günlük geçirdikleri süre evlilere göre belirgin biçimde daha fazlaydı. Gerçek hayattaki yalnızlığın sanal dünyaya yönelişi hızlandırdığı bir kez daha görülüyor.

Mesleki deneyim, beklenmedik bir tablo ortaya koyuyor. 0-5 yıllık deneyime sahip genç danışmanlar sigara ve alkol kullanımında daha az öne çıkarken, madde deneyimi ve internet kullanımı açısından daha yüksek bir oran gösterdiler. Meslekle birlikte insanların alışkanlık örüntüsünün nasıl değiştiği hem bireysel hem de kurumsal açıdan düşündürücü.

Alkol kullananlar daha az mutlu. Alkol kullanmayan psikolojik danışmanların mutluluk düzeyleri istatistiksel olarak anlamlı biçimde daha yüksek çıktı. Psikolojik sağlamlık açısından ise anlamlı bir fark görülmedi.

Az internet kullananlar daha sağlam ve daha mutlu. Günlük internet kullanımını 1 saatin altında tutan danışmanların hem psikolojik sağlamlık hem de mutluluk düzeyleri diğer tüm gruplardan belirgin şekilde yüksekti. Bu tek başına çarpıcı bir bulgu.

Ve belki de en önemli sonuç: Mutluluk ile psikolojik sağlamlık el ele gidiyor. İkisi arasında orta düzeyde, pozitif yönlü anlamlı bir ilişki saptandı (r=0,553). Yani bir danışmanın mutluluk düzeyi yükseldikçe zorluklarla başa çıkma gücü de artıyor; düştükçe diğeri de düşüyor. Bu bulgu literatürdeki pek çok araştırmayla da örtüşüyor.

Bu Araştırma Neden Önemli?

            Psikolojik danışmanlar, öğrencilerin bağımlılık deneyimlerini ilk paylaştıkları kişilerden biri. Okulun koridorunda öğrencilerin gözü önünde sigara içen bir danışman ile içeriden dışarıya örnek olan bir danışman arasındaki fark, sadece kişisel bir tercih meselesi değil — mesleki etki meselesi.

            Bu araştırma, psikolojik danışmanların da kendi iyilik hallerine ihtiyacı olduğunu ve bunun hem kendileri hem de danışanları için doğrudan önem taşıdığını sayılarla ortaya koydu. Pozitif psikoloji kavramlarının — psikolojik sağlamlık, mutluluk, stresle başa çıkma — bu meslek grubunda ilk kez sistematik biçimde bağımlılık değişkenleriyle birlikte incelenmesi de çalışmanın özgün yanlarından biri.

Bu araştırma, Çukurova Üniversitesi Bağımlılık ve Adli Bilimler Enstitüsü’ndeki doktora eğitimim sürecinde gerçekleştirilmiştir.ed diam nonumy eirmod tempor invidunt ut labore et dolore magna aliquyam erat, sed diam lita kasd gubergren, no sea takimata sanctus est Lorem ipsum dolor sit amet. Lorem ipsum dolor sit amet, consetetur sadipscing elitr.