Merhaba dostlar! Bugün sizlerle modern çağın en yaygın hastalıklarından biri olan internet bağımlılığı hakkında konuşacağız. Ama endişelenmeyin, bu yazıda kasvetli bir atmosferden ziyade eğlenceli bir bakış açısıyla bu karmaşık konuya değineceğiz.
Hadi itiraf edelim: Hepimiz zaman zaman internetin büyülü dünyasına dalıp gidiyoruz. Bir bakmışız saatlerce YouTube videoları izliyor, Facebook/Twitter’da gezintiye çıkmış veya Instagram’da mükemmel hayatlara hayran kalmışsınız. Peki, bu masum görünen eğlence ne zaman kontrolden çıkar ve bozukluk haline gelir?
İnternet bağımlısı olduğumuzu gösteren birkaç komik ve belki de bir o kadar da üzücü işaret:
- Uyku saatlerimizi feda edip, gece geç saatlere kadar internette gezinmek: “Bir dakika daha, bir video daha…” derken bir bakmışsınız güneşin doğmasına azıcık kalmış!
- Yemek yemeyi bile unutmak: Sosyal medyada lezzetli yemek fotoğraflarına bakarken, gerçek hayatta açlıktan midesi guruldamak…
- Tuvalete bile telefonumuzu yanımızda götürmek: “Acaba Instagram’da neler oluyor?” merakı, temel ihtiyaçlardan bile daha önemli hale geldiğinde…
- Yolda yürürken sürekli telefonumuza bakmak ve çevremizdeki güzellikleri kaçırmak: Gerçek dünyayı gözden kaçırıp, dijital bir dünyada daha çok yol almak…
- Yakınlarımızla sohbet etmek yerine, telefonumuza gömülmek: Sosyal becerilerinizi zayıflatacak kadar internete gömülmek…
- İnternet bağlantımız kesildiğinde paniklemek ve ne yapacağımızı bilememek: Dijital detoksun ne kadar zor olduğunu anlamak…
Eğer bu belirtilerden birkaçını kendinizde fark ettiyseniz üzülmeyin, yalnız değilsiniz! İnternet bağımlılığı, günümüzde milyonlarca insanı etkileyen bir sorun. Neyse ki, bu sorunun üstesinden gelmek için de birçok yöntem var. Ayrıca, baş edemediğimiz noktada uzmanlara ulaşabiliriz.
İnterneti bilinçli kullanmak için birkaç eğlenceli ve pratik öneri:
- Telefonumuza bir “ekran süresi” kilit koymak: Böylece, internette ne kadar zaman geçirdiğimizi kontrol edebilir ve aşırıya kaçmadan önce kendimizi frenleyebiliriz.
- Yakınlarımızla internetsiz oyunlar oynayın: Monopoly, kelime oyunları veya sohbet gibi internetsiz aktivitelerle eğlenmenin keyfini yeniden keşfedebiliriz.
- Doğada vakit geçirmek: Temiz hava, güneş ışığı ve doğanın güzelliği, deniz ve dağ manzaralarının büyüsü internetin dijital dünyasından çok daha keyifli olabilir.
- Yeni bir hobi edinmek: Resim yapmak, müzik dinlemek, kitap/dergi okumak veya spor yapmak gibi internet dışı aktivitelere zaman ayırın.
- Meditasyon veya yoga gibi rahatlama tekniklerini denemek: Bu teknikler, internetin yarattığı stresi ve anksiyeteyi azaltmamıza yardımcı olabilmektedir.
Çocuklarınızın ve öğrencilerinizin internet kullanımıyla ilgili endişeleriniz mi var? Merak etmeyin, yalnız değilsiniz! İnternetin sunduğu imkanlar kadar riskleri de mevcut.
İnternetin sihirli dünyasında kaybolan sadece biz yetişkinler değiliz! Çocuk ve gençler de tam da internet dünyasının içine doğdular… Onlar için internetsiz bir dünya, şu anda Marsta yaşamak kadar çok uzak. 2022 yılında Bağımlılık Kongresinde sunduğum bilimsel bir çalışmada, günlük internet kullanım süresi 5 saat ve daha fazla olan ergenlerin internet bağımlılığına daha yatkın olduğunu buldum. Pandemi sonrasında okul ve diğer aktivitelere uyum süreci bazı gençleri kaygı bozukluğu ile baş başa bırakırken, internette oynanan oyun veya sosyal medyanın bir stresle başaçıkma aracı olarak kullanıldığını fark edebiliriz…
Çocuklarımızın ve öğrencilerimizin internette bilinçli ve güvenli bir şekilde gezinebilmeleri için sizlere de bazı temel önerilerim var:
1. İletişim Anahtardır: Dürüstçe ve sevgi diliyle, sakin zamanlarda…
- Çocuklarınızla ve öğrencilerinizle internet hakkında açık ve dürüst bir şekilde konuşun.
- Onları internetin faydaları ve riskleri hakkında bilgilendirin.
- Birlikte internet kullanım kuralları belirleyin ve bu kurallara hep birlikte uygulamaya çalışın. Siz kendinize kural koymazken, onların bu kurallara uymalarını beklemek sadece hayal kırıklığı yaratır…
2. Birlikte Keşfedin:
- Çocuklarınızla ve öğrencilerinizle birlikte internette gezintiye çıkın.
- Onların ilgi alanlarına uygun web sitelerini ve online aktiviteleri keşfedin.
- Dijital dünyayı birlikte öğrenmenin keyfini yaşayın. Özellikle son dört ayda ortaya çıkan yapay zekâ uygulamalarını birlikte keşfetmeye ne dersiniz?
3. Güvenli Bir Ortam Oluşturun:
- Bilgisayarınızı ve internet bağlantınızı güvenlik duvarı ve antivirüs programları ile koruyun.
- Çocuklara ve gençlere uygun olmayan içerikleri filtrelemek için ebeveyn denetimi araçlarını kullanın.
- Ailece internet kullanımı için uygun bir zaman sınırı belirleyin. Her konuda olduğu gibi bu konuda da rol model olmak; ama aynı zamanda birlikte zaman geçirmenin keyfi…
4. Eğlenceli Alternatifler Sunun:
- Çocuklarınızı ve öğrencilerinizin internet dışında da eğlenebilecekleri aktivitelere yönlendirin.
- Spor yapmak, kitap okumak, oyun oynamak gibi internetsiz aktiviteleri teşvik edin.
- Ailece birlikte vakit geçirmenin keyfini yaşayın.
5. Bilinçli Kullanımı Öğretin:
- Çocuklara ve gençlere internette bilgi arama, eleştirel düşünme ve kaynak bulma becerilerini kazandırın.
- Kişisel bilgilerini paylaşmanın riskleri hakkında onları sürekli bilgilendirin. Kendinizin başına gelen olumsuz örnekleri de vererek bu bilgilerin kalıcılığını sağlayabilirsiniz…
- Siber zorbalık ve online dolandırıcılık gibi tehlikelere karşı bilinçlenmelerini sağlayın.
Unutmayın, yapay zekanın son hız yükseldiği bu dönemde internetin sunduğu imkanlardan faydalanmak varken, ona bağımlı olmak zorunda değiliz. Dijital dünyayı dengeli bir şekilde kullanarak, gerçek hayattaki güzellikleri kaçırmadan keyifli bir hayat yaşayabiliriz.
Bir sonraki yazıda görüşmek dileğiyle…
Dr. Hatice Arslan

