Bağımlılığı, yalnızca bırakılması gereken bir alışkanlık ya da kontrol edilmesi gereken bir davranış olarak görmüyorum. Benim yaklaşımımda bağımlılık, kişinin hayatında bir işlevi olan, bir boşluğu dolduran ya da baş edemediği duygulara karşı geliştirdiği bir “çözüm”dür. Bu yüzden bağımlılığı anlamadan, onu ortadan kaldırmaya çalışmak çoğu zaman kalıcı bir sonuç vermez.
Psikolog Hatice Arslan ile yürütülen bağımlılık danışmanlığı sürecinde; kumar, dijital bağımlılıklar, madde kullanımı gibi alanlar yalnızca davranış düzeyinde değil, çok katmanlı bir yapı içinde ele alınır. Bağımlılığın nöropsikolojik etkileri, ödül sistemi üzerindeki etkisi, alışkanlık döngüleri kadar; kişinin duygusal ihtiyaçları, yalnızlık hissi, değersizlik algısı ya da kaçış isteği de detaylı bir şekilde incelenir.
Bu süreçte temel soru şudur: “Bu bağımlılık, senin hayatında neyin yerini tutuyor?”
Çünkü kişi, çoğu zaman farkında olmadan bir boşluğu doldurmak için bağımlılığa yönelir. Eğer o boşluk anlaşılmaz ve dönüştürülmezse, bağımlılık yer değiştirir ama tamamen ortadan kalkmaz.
Danışmanlık sürecinde birey, bağımlılığa yönelmesine neden olan tetikleyicileri fark etmeye başlar. Zor duygularla baş etme becerileri geliştirilir, alternatif davranışlar oluşturulur ve en önemlisi kişi kendisiyle yeniden bağ kurar. Amaç yalnızca bırakmak değil; yerine daha anlamlı, daha sağlıklı ve sürdürülebilir bir yaşam inşa etmektir.
Bu yaklaşım sayesinde birey, bağımlılıkla savaşmak yerine onu anlayarak ve dönüştürerek kalıcı bir değişim sürecine girer.
